top of page

2024-İngiltere-İskoçya gezisi 1.Bölüm

  • Yazarın fotoğrafı: Derya Bilgiç
    Derya Bilgiç
  • 30 Eyl 2025
  • 19 dakikada okunur
Rotanın tamamı
Rotanın tamamı


Birkaç yıl önce Outlander dizisi ile başlayan İskoçya turu hayalimi bu yıl kısmen de olsa gerçekleştirebilme fırsatı doğdu. Başlardaki düşüncem, İskoçya’ya en az 10-15 gün ayırıp hem viski damıtım evlerini gezerken farklı tadlar deneyimlemek hem de ülkenin muhteşem coğrafyasını dolaşmaktı. Ancak sonrasında kısa bir İskoçya bölümü de ekleyip turun son 4 gününü Edinburgh ve Aberlour’a ayırdık. İyi ki de öyle yapmışız, bu kadarı bile hafızalarımızda unutulmaz izler bıraktı.

Ekip 4 kişi, ancak Aykut'un İngiltere vizesi gecikip Denizi'inde iş programı uzayınca Tayfun ve ben 17 Kasım sabahı yola çıkmaya karar verdik, diğerleri işleri tamamlanınca yoldan bize katılacaklar. Çocuklar Avrupa'nın dört bir yanına dağılmış durumda Roma, Duisburg, Eindhoven, Londra ve Manchester'daki okullarda okuyorlar ve hepsine de bir şeyler bırakıp hasret gidemek arzumuz. Hal böyle olunca da gezi büyük bir Avrupa turuna dönüştü. Deniz’i Londra’dan Aykut'u ise vizesi çıkınca en yakındaki şehirden alacağız. Nihayet hazırlıkları tamamladık ve yollara düşme zamanı geldi.


Rota Özeti


  • 1.Gün 17/11/2024-Cumartesi: Kocaeli-İgoumenitsa Feribot Limanı (1276km, 13 saat 34dk.) – Bari (Feribot yolculuğu, 376km 9 saat 35dk.) Toplam 1652km 22 saat 9dk.

  • 2.Gün 18/11/2024-Pazar: Bari-Hotel Monte Verde/Roma/İtalya-413km, 4 saat 20dk. (Hotel Monteverde Roma, Via di Monte Verde, 86, 00151 Roma RM, İtalya)

  • 3.Gün 19/11/2024-Pazartesi: Roma

  • 4.Gün 20/11/2024-Salı: Hotel Monte Verde/Roma/İtalya-Equisheim/Fransa (Logis Hôtel Colmar Vignes, 2 Rue des 3 Châteaux, 68420 Eguisheim, Fransa) – 992km, 10 saat 36dk.

  • 5.Gün 21/11/2024-Çarşamba: Equisheim-Rheintörchenstraße 126, 47055 Duisburg, Almanya - Hotel the Match/Eindhoven/Hollanda – 600km, 6 saat 51dk.

  • 6.Gün 22/11/2024-Perşembe: Eindhoven

  • 7.Gün 23/11/2024-Cuma: Eindhoven – Brasserie Paradijs, Sint-Veerleplein 3, 9000 Gent, Belçika - AZAL 1889 Maison D'HÔTES, 14 Rue des Soupirants, 62100 Calais, Fransa 294km, 3 saat 32dk.

  • 8.Gün 24/11/2024-Cumartesi: Calais – Bide Cottage, Rye TN31 7HL, Birleşik Krallık Rye – 69 Paragon Way, Balfour St, London SE17 1AS, 211mil 337km 4 saat

  • 9.Gün 25/11/2024-Pazar: Rodnay Road 69 Londra – 2 Bed City Center Flat, Marr House, Lower Bristol Road, Bath   – 118mil 3 saat 4dk.

  • 10.Gün 26/11/2024-Pazartesi: Bath- Bristol – Flat 2 No6, Guild Street, Stratford Upon Avon, 85,4 mil, 2 saat 6dk.

  • 11.Gün 27/11/2024-Salı: Stratford Upon Avon – 28 Norton Leys, Rugby CV22 5RJ -  M1 7DU, Oxford Rd, Manchester,

  • 12.Gün 28/11/2024-Çarşamba: 67 Park Street, Salford, M27 4UN Manchester

  • 13.Gün 29/11/2024-Perşembe: Manchester - EH52 5HF, Blairmuir Terrace, Broxburn, Edinburgh

  • 14.Gün 30/11/2024-Cuma: Edinburgh

  • 15.Gün 01/12/2024-Cumartesi: Edinburgh – The Apartment in Aberlour, 131 High St, Aberlour AB38 9PB,

  • 16.Gün 02/12/2024-Pazar: Aberlour

  • 17.Gün 03/12/2024-Pazartesi: Aberlour – 69 Paragon Way, Balfour St, London SE17 1AS,

  • 18.Gün 04/12/2024-Salı: Londra – Unterführungsstraße 4A, 47137 Mittelmeiderich, Duisburg, Almanya

  • 19.Gün 05/12/2024-Çarşamba: Duisburg – Luxury Residence Res Slovenya, Ljubljana, Resljeva c.

  • 20.Gün 06/12/2024-Perşembe: Ljubljana – Hotel BLISS, 1532, ul. "Hristo Botev" № 16, 1532 Sofia, Bulgaristan, 941km 9 saat 51dk.

  • 21.Gün 07/12/2024-Cuma: Sofya – Kocaeli, 662km 7 saat 4dk.


1.Gün 17/11/2024: Kocaeli-İgoumenitsa Feribot Limanı (1276km, 13 saat 34dk.) – Bari (Feribot biniş 23.45 yolculuk süresi 376km 9 saat 35dk.) Toplam 1652km 22 saat 9dk.


Günün Rotası


Cumartesi sabah 09.00’da Tayfun bizim evin önüne geldiğinde ben zaten hazırdım, hemen eşyaları arabaya yerleştirdik, 21 gün sürecek yolculuğumuzda hem aracımız hem de evimiz olacak yol arkadaşımız Peugeot 408 Gt., arabanın üzerinde 553lt’lik port bagaj olmasına rağmen çocuklara götüreceğimiz erzak ve eşyalar o kadar çok ki zar zor sığabildik. Yolculuk boyunca Roma’dan başlayarak, Duisburgi, Eindhoven, Londra eşyaları bırakacağız, Rye’dan alacağımız eşyaları ise son olarak Manchester’da teslim edip İskoçya’ya viski rotasına geçeceğiz.  09.40’ta yükleme tamamlandı Fuat nefis sandviçlerini verip site girişinden bizi uğurladı. Tayfun’da ben de heyecanlıyız.


Yolculuk başlıyor Fuat'a veda zamanı
Yolculuk başlıyor Fuat'a veda zamanı

İzmit’ten 9.40’da çıktık ve 373km sonra İpsala sınır kapısına 3-4km kala benzin istasyonunda ilk molamızı verdik. Yunanistan tarafında otoyolda Selanik’e kadar akaryakıt istasyonu yok, arabanın deposunu doldurup Fuat’ın nefis sandviçleri ile kahvaltımızı yaptıktan sonra sınır kapısına geldik. Sınırı fazla beklemeden geçip Egnatia Odos otoyoluna girdik, İgoumenitsa’ya kadar mola vermeyi düşünmüyoruz.

İpsala yakınında ilk mola ve Fuat'ın sandviçleri
İpsala yakınında ilk mola ve Fuat'ın sandviçleri

Yanya yakınlarında benzin istasyonuna kadar hiç durmadan araba sürdük. Hava bulutlu zaman zaman yağmur çiseledi, İgoumenitsa yakınlarında yoğun bir sise yakalanmamız dışında bir sorun yaşamadık ve akşam 20.30 civarı İgoumenitsa feribot limanına ulaştık. Feribot bileti liman terminalindeki gişelerden ve terminalin karşısındaki satış ofislerinden bilet alınabiliyor, koltuk veya kamara tercih edebiliyorsunuz, koltuklar daha uygun fiyatlı ancak yolculuk 9 saat sürdüğünden kamarada uyumak ertesi güne dinlenmiş olarak başlamak için daha iyi, 23.45 Bari feribotunda 457,28€’ya yataklı kamara biletini aldık. Geminin kalkmasına 3 saat var, yolun karşısına geçip Timos Taverna’da oturduk.


Timos Taverna İgoumenitsa
Timos Taverna İgoumenitsa

Karides, Çipura, Midye ve Grek salatadan oluşan akşam yemeği siparişimizi verdik, arabayı gümrükten geçireceğimiz için uzo içmedik. Timos Taverna buraya gelenlere tavsiye edebileceğim güzel bir yer, bütün deniz ürünleri taze, iyi pişmiş ve çok lezzetli, sahibi de güler yüzlü, fiyatlar ise gayet uygun. Yemek sonrası feribot sırasına girdik, Gümrük alanına arabayla birlikte sadece şoför girebiliyor Tayfun aracı geçirdi bende terminal binasından geçtim, arabanın yanında buluştuk. Yaya geçişinde bilet dışında herhangi bir şeye bakmıyorlar, arabayla geçişte bagaj ve port bagaj aranıyor, bilet ve pasaport kontrolü yapılıyor. 23.00’da araçlar gemiye alınmaya başlandı, 23.45’te ise gem kalktı, kamaraya yerleşip dinlenmeye çekildik. Kamaralar 4 kişilik üst yataklar ihtiyaca göre açılabiliyor, kamarada duş, wc ve havlu bulunuyor.

İgoumenitsa Liman
İgoumenitsa Liman

Kamaranın içi


2.Gün 18/11/2024-Pazar: Bari-Hotel Monte Verde/Roma/İtalya-413km, 4 saat 20dk. (Hotel Monteverde Roma, Via di Monte Verde, 86, 00151 Roma RM, İtalya)

Günün Rotası

Sabah gemi restoranında kahvaltımızı yaptık, araç şoförlerine sınırsız kahve ve çay ikramı olunca Tayfun pek sevindi bu hakkından bende faydalandım ardından güverteye geçip güneşli ve güzel bir havada geminin Bari limanına yanaşmasını ve Adriyatik denizi ile İtalya kıyılarını izledik, saat 09.00 civarı limana yanaştık.

Kahvaltı ve Bari Limanına giriş


Gemiden çıkış yarım saat kadar sürüyor, çıktıktan sonra herhangi bir kontrol yok gümrüksüz alandan çıkıp kısa bir süre şehir içinde gidiliyor sonrasında E55-Roma yoluna bağlanılıyor, rotamız Napoli yakınından geçip Roma’ya ulaşacağız, mola ile birlikte 6 saatlik yolumuz var. 145km kadar gittikten sonra Vallata yakınlarında Autogrill’de mola verdik, Roma’ya yaklaştığımızda Trastevere bölgesinde Via Di Monte Verde sokak üzerindeki Monte Verde Otelde geceliği 87,29€’ya rezervasyon yaptırdık. Yol boyunca onarım çalışmaları var, sık sık tek şeritten gidiliyor ve hız düşüyor, rahat bir yolculuktan sonra 16.30 civarı otele giriş yaptık.

Bari Liman çıkışı

Bari-Roma yolu


Resepsiyondaki sevimli ve konuşkan İtalyan Silvio çok yardımcı oldu, otelin park yeri olmadığından yakındaki kapalı park yerine kadar bize eşlik etti. Otel kızımın evine yürüyerek 5 dk. uzaklıkta, kendisi derste olduğu için ancak akşam yemeğinde buluşabileceğiz, o zamana kadar duş alıp dinlendik.

Hotel Monteverde
Hotel Monteverde

Akşam kızım otele gelip bizi aldı, akşam yemeğini otelin yakınındaki “La Fata Turchina Restoranda” yedik, küçük, sevimli dekorasyonu olan, yemekleri gayet lezzetli samimi bir aile işletmesi yolu düşenlere tavsiye ederim. (adres; La Fata Turchina, Via Ferdinando Verospi, 1A, 00151 Roma RM)

Yemek sonrası biraz yürüyüş yaptık, Dide’nin evinde içtiğimiz kahveden  sonra onlardan ayrılıp yakındaki Parco di Villa Baldini köşesindeki Totem Garden Bar’da oturup bira içip Tayfun’la sohbet ettik ve otele döndük.  


3.Gün 19/11/2024-Pazartesi: Bari-Hotel Monte Verde/Roma/İtalya-413km, 4 saat 20dk. (Hotel Monteverde Roma, Via di Monte Verde, 86, 00151 Roma, İtalya)


Roma yürüyüş rotası
Roma yürüyüş rotası

Sabah Dide otele geldi birlikte kahvaltı yaptıktan sonra Gianicolense/Ravizza durağından belediye otobüsüne bindik, Arenula/Cairoli durağında indikten sonra Dide okula gitti, bizde Roma sokaklarında dolaşacağız. Öğleden sonra Piazza Venezia’da Dide ile buluşup, akşam yemeği için mekanımız Via Quattro Novembre köşesindeki İrish Pub’a gideceğiz (Adres; Via Quattro Novembre, 138, 00187 Roma).

Pantheon çevresi


Via di Torre Argentina üzerinden Pizza Della Rotonda’ya kadar yürüdük. Pantheon ve çevresi turist kaynıyor girişte uzun kuyruk var, önceki gelişimizde gezdiğimiz için içeri girmedik, Pantheon’u tam karşıdan gören “Ritorno al Passato” Restoranının kaldırım üstündeki masaya oturup birer bira ısmarlayıp bir süre Pantheon’un muhteşem binasını, meydanda dolaşan insan kalabalığını seyredip sohbet ettik, ardından Piazza Navona’ya doğru yürümeye başladık.


Piazza Navona ve çevresi


2025yılı Hristiyanlığın Jübile yılı olduğundan herkes Papanın günahlarını affetmesi için Roma’ya geliyor, şehirdeki bütün çeşmeler ve birçok eski yapı yenileniyor ya da restore ediliyor, Piazza Della Rotonda, Navona ve diğer meydanlardaki çeşmelerin çevresi kapatılmış, meydanı boydan boya yürüyüp, çevresindeki sokaklarda dolaştık buluşma saatimiz yaklaştığında Piazza Venezia’ya doğru ilerledik.


Piazza Venezia
Piazza Venezia

Piazza Venezia


Vittorio Emanuel II anıtı önünde Dide Su ile buluştuk. Birlikte Ludo Visi Caddesi üzerindeki Idea Academy binasına gittik, okul yakınında Via Emilia’daki “Enoteca Nibbi Dal” kafede birer kahve içip okul binasını dolaştıktan sonra İspanyol Merdivenlerinden yürüyerek Via del Plabiscito üzerindeki “Scholars Lounge Irish Pub”’a geldik. Mekan önerisi olarak, Barberini metro durağına yürüyerek 15 dakika, Villa Borghese Parkına da yürüyerek 10 dakika uzaklıkta olan Enoteca Nibbi Dal hem restoran hem cafe. Civardaki en uygun kokteyller ve kahveler burada. Bizzat yemedik ama kızımın tavsiyelerini sizlere aktarıyorum, yemekler de ayrı bir lezzetliymiş.


İspanyol Merdivenleri
İspanyol Merdivenleri

Piazza Spagna

Irish Pub


Gece boyunca süren güzel bir yemek ve keyifli bir sohbetin ardından Pub’dan ayrılıp Via del Corso üzerinden Piazza del Poppolo’ya yürüdük. İspanyol Merdivenleri'nin orada Pompi pastanesinden tiramisularımızı aldık ve oradan Via di Ripetta üzerindeki Museo Dell’Ara’ya yürüdük. Sonrasında belediye otobüsü ile otele döndük.


Piazza Del Popolo


4.Gün 20/11/2024-Pazartesi: Hotel Monte Verde/Roma - Logis Hôtel Colmar Vignes, 2 Rue des 3 Châteaux, 68420 Eguisheim, Fransa 1017km, 10 saat 50dk.

Günün Rotası
Günün Rotası

Roma’ya ve Dide Su’ya veda zamanı, kahvaltımızı otelde yaptık, ardından Dide Su’ya uğradık, kahvemizi içip vedalaştık ve 10.30’da hareket ettik. Bugün uzun ve yorucu bir yolumuz var: rotamız Fransa’nın Alsace bölgesinde küçük bir ortaçağ köyü olan Equisheim'de sevimli küçük bir otelde yer ayırdık, molalar hariç 11 saat süren 1017km’lik bir sürüş olacak.

Dide'ye veda Arrivederci Roma

Roma-Equisheim yolu


Roma’dan yağmur altında ayrıldık, Milano yakınlarında hava karardı ve gece yol almaya başladık, kış gezilerinin en can sıkıcı yanı havanın erken kararması. Maslianico’da İsviçre sınırını geçtik ve Alplere tırmanmaya başladığımızda kar yağışı başladı, bir süre kar ve tipi altında yol aldık ama yol gayet iyiydi.

Roma’dan itibaren 735km kadar gittik gece 22.30 oldu. Gotthard geçidi yakınlarında iyice acıktık ve mola için yol üstündeki Easy Stop’a girdik otoyol üzerinde olmasına rağmen 22.00’de kapanmış bize garip gelen bu durum İsviçre’de normal sayılıyor bina dışındaki wc’ler bile kapalıydı biz de mecburen yola devam ettik. 96km gittikten sonra 23.30’da Rothenburg yakınlarında içinde Holiday Inn Express Luzern Otelin de bulunduğu tesiste molamızı verdik.


Rothenburg yakınlarında yemek molası
Rothenburg yakınlarında yemek molası

Burger King, Marche Restoran ve her şeyi bulabileceğiniz Coop Market’in olduğu tesiste yemek yedikten sonra yola devam ettik. 150km sonra 01.30 civarı Logis Hotel Colmar Vignes’e ulaştık, butik bir otel olduğundan kapılar kapanmıştı ama giriş şifresini de Booking üzerinden gönderdiklerinden kolayca içeri girip resepsiyon bankosuna bıraktıkları oda anahtarlarını aldık, bıraktıkları küçük notta arka taraftaki otoparktaki yerimizi de tarif ettiklerinden hemen arabayı park edip eşyaları odaya bıraktık.


Equisheim'da gece yarısı turu


Equisheim çok sevimli bir köy, 12 saat süren yorucu yolculuğa aldırmadan bu küçük köyü keşfe çıktık. saat 02.00 sokaklar bomboş, loş ışıklar altında Noel için süslenmiş ortaçağ evlerinin arasında sabaha kadar dolaşmak isterdik ama yorgunluk ve uykusuzluk ağır basınca otele döndük.


Equisheim Saint Leon Meydanı


5.Gün 21/11/2024-Pazartesi: Logis Hôtel Colmar Vignes, 2 Rue des 3 Châteaux, 68420 Eguisheim, Rheintörchenstraße 126, 47055 Duisburg, Almanya, Fransa – Hotel The Match Kleine Berg 43 5611 JT, Eindhoven/Holland 543km, 6 saat 13dk.

Günün rotası
Günün rotası

Dün epey yorulduk ve geç yattığımız için sabah erken kalkmak için çaba göstermedik otel kahvaltısının sonuna yakın 9.30’ta uyanıp restorana indik, sıcacık taze ekmek, kruvasan ve zengin bir otel kahvaltısı ile güne başladık, sonra arabayı otel parkında bırakıp bu güzel köyü gündüz gözüyle dolaşmaya çıktık. Hava bulutlu ve soğuk şimdilik yağış yok.

Otelde Kahvaltı

Ecole La Vigne and Fleur
Ecole La Vigne and Fleur

Place Saint Pierre

Equisheim yerleşim planı
Equisheim yerleşim planı
Rue Du Rampart
Rue Du Rampart

Equisheim; Fransa’nın beyaz şarapları ve orta çağ kasabalarıyla ünlü Alsace bölgesi üzüm bağları ile dolu ve çok sayıda şarap rotası ve yürüyüş parkuru olan turistik bir yer. Tarih boyunca Almanya ve Fransa arasında el değiştiren bölge 2. Dünya savaşı sonunda Fransa’da kalmış. Bölgenin en önemli kentlerinden Colmar’ın hemen dibindeki Equisheim ise otantik mimarisi ve orta çağ görünümünü başarıyla korumuş surları ve kent dokusu ile büyüleyici bir köy. Equisheim kontları tarafından 13.yy’da inşa edilen kale iç içe geçmiş dairesel bir plana sahip, köyü çepeçevre saran surların içinde eş merkezli, arnavut kaldırımlı dairesel sokaklar gezenleri doğal olarak merkezdeki Saint Leon meydanına yönlendiriyor.


Place Charles De Gaulle

Meydanın ortasında 13.yy'da neo romanesk tarzda inşa edilerek Papa Leon’a adanmış Saint Leon IX Kilisesi bulunuyor, kilisenin renkli virtayları ve mimarisi çok güzel, köydeki özgün mimariye sahip iç avlulu, dik çatılı, rengarenk evleri de akıllarda unutulmaz izler bırakıyor. Equisheim her mevsim ayrı güzel, yaz aylarında çiçeklerle bezenmiş sokaklar, balkon ve pencerelerden sarkan rengarenk çiçekler ve bağ bozumu zamanında düzenlenen şarap turlarının keyfini yaşamak, Kasım ve Aralık aylarında ise her biri özenle süslenmiş, pencerelere ve dış cephelere asılmış oyuncaklar, bebekler ve çeşitli figürler, ışıl ışıl aydınlatılmış evler, harika Noel pazarı ile kış mevsiminde özellikle de Noel zamanı mutlaka görülmesi gerek, tesadüfen Noel dönemine rastlayan gelişimizde bu güzelliklere tanık olduğumuz için çok şanslıyız.

Equisheim Sokakları

2003 yılında Fransa’nın en güzel köyü seçilen ve ismini duyuran Equsheim ile 7km yakındaki ortaçağ dokusunu özenle koruyan Colmar’ı yılda 700.000 turist geliyor, ayrıca Alsace şarap rotasının merkezinde yer alması dolayısıyla da turistler için ayrı bir tercih unsuru olmuş.

1049-1054 yıllarında Papalık görevini yürüten IX Leon’un burada doğmuştur. Köyün merkezindeki Saint Leon Meydanı, Meydanın ortasında yer alan Leon Çeşmesi ve anıtı, Saint Leon Şapeli Papa anısına inşa edilmiş.

Rue Du Rampart Residence Venus
Rue Du Rampart Residence Venus

Pl.de l’Eglise de bulunan Azizler Katedrali de denen St.Peter ve Paul Katedrali 11.yy’da gotik mimari tarzda inşa edilmiş, 1220 ve 1800 yıllarında önemli değişiklikler yapılan katedralin çan kulesi orijinal dönemden kalan yegane kısım, katedralin kapısında azizleri ve Mesih’i temsil eden rölyeflerle bulunuyor.  

Equisheim çevresindeki kırları ve tarihi kalıntıları keşfetmek için "Route des 5 Chateux"’u yürümek gerekiyor, Üzüm bağları ve meşe ormanlarının arasından geçen patika bir diğer tarihi yerleşim olan Wettolsheim köyünün de yakınından geçiyor. 10,5 km’lik yürüyüş sırasında Three Castles, Hoghlandsbourg Castles ve Philixbourg Kalesini görülebiliyor.

Saint Leon Meydanı
Saint Leon Meydanı

Chapel Saint Leon IX   

Saint Leon Çeşmesi
Saint Leon Çeşmesi

Ağustos ayının son hafta sonu düzenlenen Fete des Vignerons (Şarap festivali), Alsace bölgesinin en eski festivali, şarap severlerin çok ilgisini çeken festival sırasında tadım etkinlikleri, yöresel lezzetler ve yemeklerin sunumu, müzik, folklor organizasyonları düzenleniyor. Ağustos ayındaki bir başka etkinlik de leylek parkındaki leylek festivali.

Noel Pazarı 30 Kasım-30 Aralık arasında bu süre içinde 09.00-20.00 saatleri boyunca her gün açık olan Pazar sadece cumartesi günleri 19.00’da kapanıyor.

Equisheim şarapları ile de çok ünlü, bölgede yetişen üzümlerden nefis şaraplar yapılıyor. Rue du Rampart üzerindeki bir şarap evinde denediğim Brandy ise Cognac bölgesindekileri aratmayacak kadar iyiydi.

Alsace Şarap rotası
Alsace Şarap rotası

Alsace şarap rotası; Fransa’nın Alsace bölgesinde Marlenheim-Than arasında Kaysersberg, Equisheim, Riquewihr gibi büyüleyici köylerden ve ortaçağdan kalma şato ve kalelerden geçen 170km uzunluğunda unutulmaz bir rotadır. Rota boyunca bölgenin zengin yemek kültürü, aile bağları ve şarap evleri ile muhteşem şaraplarını deneyimleyebilirsiniz.

Equisheim’da iki saat içinde bütün sokakları dolaştıktan sonra 7 km uzaklıktaki bir diğer tarihi kasaba olan Colmar’a geçtik, arabayı St.Catherine Manastırı önündeki meydana park edip kasabayı dolaşmaya başladık.

Rue de Boulangers
Rue de Boulangers
Colmar yürüyüş rotası
Colmar yürüyüş rotası

Colmar Sokakları

Colmar; Fransa’nın Alsace bölgesinde Almanya ve İsviçre ile komşu 70.000 nüfuslu bir şehir. Bölgenin şarap başkenti ve kent içindeki kanallar nedeniyle küçük Venedik olarak biliniyor. 

Kuruluşu 9.yüzyıla dayanan orta çağ dokusunu özenle koruyan şehir tarih boyunca Prusya, İsveç, Almanya ve Fransa arasında el değiştirmiş, sonunda 1945 yılında Fransızlarda kalmış. Fransız ve Alman kültürlerinin izlerinin görülüyor. Özgün mimariye sahip masalsı evleri, sarı kumtaşından yapılmış St.Martin Collegiate Kilisesi, ortasından kanallar geçen sokak ve meydanları, Fransız ve Alsace mutfağının en güzel menülerini paylaşan restoranları ile unutulmaz anılar yaşayacağınız bir şehir.

Kentte her mevsim ayrı bir güzel ama kışın özellikle Noel zamanı gelmek gerekiyor, Avrupa’nın en ünlü Noel pazarlarından biri kuruluyor, evler çiçekler ve oyuncaklarla bezeniyor, her yer cıvıl cıvıl hele bir de kar altında ve gece ışıklarında çok etkileyici, ilkbaharda ise yeşeren kırlar, kent çevresindeki yürüyüş yollarında dolaşmak, yaz sonu bağbozumu zamanı şarap evlerinde ünlü şaraplarını deneyimlemek çok özel bir duygu.

Unterlinden Müzesi; 13.yy’dan kalma bir manastır binasında bulunan müze kentin 7000 yıllık geçmişinden kesitler sunuyor, ayrıca Ortaçağ ve Rönesans dönemine ait birçok eser bulunuyor. Bertholdi Müzesi; Belfort Aslanı ile New York ‘taki Özgürlük Heykelinin yaratıcısı Colmar doğumlu Auguste Bertholdi’nin doğduğu evin müzeye dönüştürülmüş hali merak edenler için ilginç olabilir, bunların dışında kentte Oyuncak Müzesi, Çukulata Müzesi, Hansi Müzesi, Doğa Tarihi ve Etnoğrafya Müzesi ile Colmar Savaş müzesi de gezilebilir.

Yıl boyunca kentte, 3-14 Temmuz arası Klasik müzik festivali, 25 Temmuz-3Ağustos Şarap Festivali, 19 Ekim-3 Kasım Sonbahar Masalları ve Efsaneleri festivali gibi birçok festival düzenleniyor, bu dönemlerde şehir hayatı iyice canlanıyor ve sokaklar kalabalıklaşıyor. Bir diğer ilginç etkinlik ise Alsace Ekoloji Müzesi organizasyonunda yürütülen Hikâye anlatıcılarının kentin sokaklarında dolaşarak ortaçağ köy yaşamının bir parçası olan batıl inançlar ve halk söylenceleriyle dolu masalları anlattığı yürüyüş turları.

Statue de la Liberte
Statue de la Liberte

Colmar turu 3 saat sonra bitirdik ve Fuat’ın çocukların öğrencilik yaşamını sürdürdüğü Rheintörchenstraße 126, 47055 Duisburg, adresine doğru rotayı çevirdik. Colmar çıkışında Gilbert Meyer Bulvarı ile Rue Curie kavşağında New York Özgürlük heykelini yapan Heykeltraş Auguste Bartholdi anısına yapılan anıtı geçip N83 karayoluna bağlandık. Ren nehri kıyısında sanayi bölgesinin ortasındaki Wanheimerort mahallesi, Almanya’da çalışan gurbetçi ailelerin yaşadığı 3-4 katlı düz cepheli uzun apartman bloklarından tam bir işçi semti, neredeyse hiç mola vermeden yol alıp saat 21.00 civarı çocuklarla buluştuk, Eren ve Emre’nin et sevdiğini bildiğimizden akşam yemeği için hep birlikte yakındaki bir kebapçıya gittik.

Duisburg'da Eren ve Emre ile buluştuk


Yemek sonrası  çocukların evde çaylarımız içip Türkiye’den getirdiğimiz erzakları bıraktık ve 103km uzaklıktaki Eindhoven’a devam ettik, Duisburg -Eindhoven arası otoyoldan 1 saat 15dk., yolda booking’den Kleine Berg Caddesi üzerindeki Hotel The Match’de yer ayırttık. 23.30’da Eindhoven’a vardık arabayı Sarp’ın kaldığı öğrenci evinin (Stadhoudersweg Sokak, The Cube Apartman) otoparkına bırakıp otele kadar yürüdük, çok yorucu bir gün oldu, vakit kaybetmeden uykuya çekildik.

Hotel the Match


6. ve 7.Günler 22-23/11/2024-Salı-Çarşamba: Hotel The Match Kleine Berg 43 5611 JT, Eindhoven/Holland

The Cube Apartment Sarp'ın kaldığı öğrenci evi


Eindhoven gerçek anlamda bir bisiklet sevdalıları şehri, yayalardan bile öncelikliler, yolların tamamı bisikletlerin önceliğine göre düzenlenmiş, herkes onlara yol vermek zorunda hal böyle olunca da yürürken çok dikkatli olmak gerekiyor her an bir bisikletin altında kalabilirsiniz. Kent aynı zamanda da bir öğrenci şehri, sokaklarda dünyanın her yerinde öğrenci görebiliyorsunuz, küçük bir şehir olduğundan yürüyerek rahatlıkla gezilebiliyor, ancak yanınıza yağmurluk almayı unutmamak lazım çok sık yağmur yağabiliyor. Kış aylarının soğuk geçtiği şehirde yaz ayları şehri yürüyerek dolaşmak için en uygun zaman. 


Hotel The Match lobisi Tayfun ve Sarp
Hotel The Match lobisi Tayfun ve Sarp

Hotel The Match

Eindhoven’a gelecekseniz The Match Otel önerebileceğim bir yer, merkezi konumda, temiz ve ilginç dekorasyonu olan bir tesis. Sarp’ın ihtiyacı olan eşyaları almak için sabah otelde buluştuk, Sarp kahvaltı için bizi Markt Bulvarı köşesindeki Zoet&Zout restorana götürdü sonrasında birlikte İkea’ya gittik, alış veriş sonrası evdeki işlerimizi bitirip gece barların ve kentin eğlence mekanlarının olduğu Strautumseind Caddesi çevresinde dolaştık, Cadde boyunca her tür müziğin çalındığı bir çok pub ve bar var. Gençler sınırsız eğleniyorlar, bütün barlar hınca hınç dolu.


Eindhoven Yürüyüş Rotası
Eindhoven Yürüyüş Rotası

Zoet&Zout Restoranda Kahvaltı


Eindhoven; 1232 yılında Brabant Dükü I.Henry tarafından Dommel nehri kıyısına kurulmuş, 336.000 nüfusu ile ülkenin 5.büyük kenti. 1900 yılına kadar küçük bir yerleşim yeri iken hızla büyüyen sanayi ile birlikte Hollanda’nın en büyük kentlerinden birine dönüşmüş. Eindhoven Üniversitesi Avrupa’daki en iyi mühendislik okullarından biri, Üniversite binaları kent merkezinde ve ulaşımı çok kolay, öğrenciler ulaşım için genellikle bisiklet kullanıyor, havası çok temiz, parklar ve yeşil alanlar şehrin her tarafına yayılmış, öğrenci yaşamına oldukça elverişli. Kentin tarihi merkezi Catherine’s Kilisesi çevresinde gelişmiş. Merkez gar, PSV Eindhoven’ın maçlarını oynadığı dünyanın en iyi aydınlatılmış stadı Philips, Üniversite yerleşkesi, Philips Müzesi, Markt Meydanı, Van Abe Müzesi ile Daf Müzesi gibi bir sürü gezilecek yer var ve hepsi yürüme mesafesinde.


Hoogstraat Caddesi ve çevresi


Dünyanın en önemli elektronik firmalarından biri olan Philips 1891 yılında bu kentte kurulmuş, fabrikalarını şehrin çeperlerinde açmış, şirket 1990’lı yıllarda merkezini Amsterdam’a taşımasına rağmen Ar-Ge merkezleri ve laboratuvarları hala Eindhoven’da. 


StratumSeind Bulvarı

 

Sarp ile birlikte gece boyunca birçok pub ve bara girdik çoğu çok gürültülü gelince kendi aramızda yaşlandığımıza karar verdik, yaşımıza uygun nispeten slow müzik çalan bir bar bulup bira içtik ve gecenin ilerleyen saatinde otele döndük.


8.Gün 24/11/2024-Perşembe: Hotel The Match Kleine Berg 43 5611 JT, Eindhoven/Hollanda-14 Rue des Soupirants, 62100 Calais/Fransa

Günün Rotası
Günün Rotası

Sabah tekrar Sarp ile buluştuk, öğleye kadar birlikte zaman geçirip, öğleden sonra Eindhoven’a ve Sarp’a veda ettik. Günün güzel haberi Deniz’den geldi: yarın Londra’da bize katılacak ve yola 3 kişi devam edeceğiz. 


Sarp'a Veda yemeğimiz    

Eindhoven Sokaklarına veda ediyoruz


Yarın akşam Londra’da kalacağız, zamanımız bol acelemiz yok. Yolumuzu biraz değiştirip Belçika’nın Ortaçağ dokusunu çok iyi koruyan Gent şehrine uğrayıp devam edeceğiz, İngiltere’ye geçeceğimiz Eurotunnel’a yakın Calais kentinde geceyi geçireceğiz. Eindhoven’dan ayrıldıktan iki saat sonra alaca karanlıkta Gent’e girdik, Françoise Laurentplein Sokaktaki açık otoparka arabayı bırakıp yürümeye başladığımızda çevre dükkanlardan otoparkın rezervasyonlu özel park yeri olduğunu ceza kesilebileceklerini söyleyince geri dönüp birkaç sokak ileride Kouter Caddesindeki yeraltı otoparkına park ettik, havanın soğuk ve yağmurlu olmasına aldırmadan sokaklarda dolaşmaya başladık, insanlar yaklaşan Noel için alışveriş telaşında dükkanlara girip çıkıyorlardı. Sokaklar çok canlı.

Eindhoven-Gent yolu

Gent
Gent

Leie kanalı kıyısından Gravensteen Kalesine doğru yürüdük, yağmur şiddetini arttırdı, hava da iyice soğudu ve karanlık bastı, Gent turumuzu kısa tutup kale surlarına bakan meydanda Brasserie Paradisj’e oturduk, giriş kısmındaki dar uzun yemek salonundan geçip arka kısımdaki cam bölümde oturduk, mekandaki masalar boş, garson arkamızdaki elektrikli şömineyi yakınca hoş bir ortam oluştu, Tayfun bir kova midye ben de spagetti ikide Belçika birası ısmarlayıp afiyetle yedik.


Brasserie Paradisj Restoran

Korenmarkt
Korenmarkt

Gent; Belçika’nın Flaman bölgesinde Schelde ve Leie nehirlerinin birleştiği yerde kurulmuş 260.000 nüfuslu, Gotik, Barok ve Romanesk mimari yapılarıyla çok güzel ve zengin bir Ortaçağ şehri. Aslında bir gecelik ya da ayaküstü uğranacak bir şehirden çok daha fazlası. 2018 yazında Nordkapp turu dönüşü gündüz vakti uğramış ve çok beğenmiştim. 1817 yılında kurulan Gent Üniversitesi dünyadaki en seçkin okullardan biri, bir zamanlar önemli bir liman kenti ve önemli bir ticari kavşak noktası olduğundan kültürel çeşitlilik şehrin restoranlarına yansımış çok zengin ve kaliteli menüleri var.


Leie Kanalı
Leie Kanalı

Gravensteen Kalesi ve çevresi


Unesco listesinde bulunan Belfort Çan Kulesi ve Saint Baaf Katedrali, 12 yüzyılda inşa edilen Gravensteen Kalesi, Graffiti meraklıları için Werregarenstraat Sokağı, Alijn Müzesi, MSK Müzesi, Vrijdagtmarkt Meydanı, Patershol Mahallesi, St.Nicholas Kilisesi ve Gent kanallarında gezi gibi yapabileceğiniz birçok etkinlik ve görülmesi gereken gotik mimari şaheserleri olan çok keyifli ve şık bir şehir. Özellikle yaz aylarında gün batımında kent kanallarına yansıyan bina silüetleri ve meydanların çevresine dizilmiş Barok Mimari tarzdaki ortaçağ evleri fotoğraf tutkunlarına unutulmaz görüntüler sunuyor. Gent çikolata meraklıları için de bulunmaz bir yer, birçok mağazadan çeşit çeşit satın alabilirsiniz.


Sint Michielsburg Köprüsü-Leie Nehri ve Michielskerk Katedrali
Sint Michielsburg Köprüsü-Leie Nehri ve Michielskerk Katedrali

    Korenlei


Yemek çok keyifli ve lezizdi ama önümüzde 2 saatlik bir yol daha var zaman geçirmeden yola çıktık sağanak yağmur olmasına rağmen sıkıntı yaşmadan 22.30 civarı Calais’e ulaştık. Kalacağımız Otel Soupirants Sokak üzerindeki Azal 1889 Maison D’Hotes ancak otelin sokağı tek yönlü ve çok dar, tabelası o kadar küçük ki gecenin karanlığında iki tur attıktan sonra ancak bulabildik. Otoparkı ise arabanın milimetrik sığacağı kadar zar zor girebildik. 1850-1900 yılları arasında inşa edilmiş Art Nouveau stilinde 3 katlı yığma bir binanın ikinci katındaki süit oda da kalacağız, oda şık ancak ısıtma sistemi iyi çalışmadığından benim yattığım tarafa elektrikli fanlar koymuşlar, hava buz gibi olduğundan yetersiz kaldı özellikle Tayfun çok üşüdü.


Calais; İkinci Dünya savaşı sırasında neredeyse tamamen yıkılan Calais, İngiltere’nin Avrupa kıtasındaki son ayak izi, İngiltere Kralı VIII. Henry Avrupa kıtasına geçtiğinde yanında sevgilisi Ann Boleyn’i de getiriyor ancak onu kıtanın daha ilerisine götürmeyip Calais’da bırakıyor bu yüzden şehir Ann Boleyn’in uğrak noktası ve zaman zaman yaşadığı yer olarak biliniyor. Kente ilk kez 12 yaşında gelen Ann Boleyn sonraki yıllarda da kasabada konaklamış.


Azal 1889 Madison D'Hotes Calais
Azal 1889 Madison D'Hotes Calais

Calais kanallar tarafından iki kesime ayrılmış bir şehir, tarihi bölge Calais Nor, modern kesim ise Calais sud olarak anılıyor. Şehrin 1346 yılında İngilizler tarafından kuşatılması ve direnişi anısına Heykeltraş August Rodin’e sipariş edilen ve Belediye binasının önüne konulan ünlü eseri Calais Burghers görülmesi gereken önemli yerlerden biri. Ayrıca Richeliue Meydanındaki Güzel Sanatlar Müzesi, 51 metre yüksekliğindeki Deniz Feneri, İkonik tasarımı ile göz alıcı Belediye Binası, Dantel ve Moda Müzesi ile plajları görülmeye değer.



Avrupa ile İngiltere arasındaki en dar nokta Calais-Dover arası sadece 34km, bu yüzden tarih boyunca önemli bir geçiş noktası olmuş. Başlangıçta küçük bir balıkçı köyü olarak kurulmuş 997 yılında Flandr kontu ve 1224 yılında Boulogne kontu tarafından tarafından ihya edilmiştir. 1346’da İngiliz hakimiyetine geçmiş 16.yy’da tekrar Fransızların egemenliğine geçene kadar şehir İngiliz Krallığının son ticaret noktası askeri garnizonuymuş, o yıllarda etrafı surlarla çevrili dikdörtgen formda ve ızgara plana sahip kasabanın Belediye binası Avrupa’nın en güzel Belediye yapısı olarak gösteriliyor. Şehirde 10.000 öğrenci bulunan bir Üniversite’de bulunuyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında tamamen yerle bir edilen kasabanın tarihi dokusu yok edilmiş, savaş sonrası inşa edilen tarihi kent merkezi ise eskisinden farklı bir karaktere bürünmüş.     

Günümüzde sanayi kenti ve önemli bir ulaşım kavşak noktası olan Channel Tunnel adı verilen bizim Manş Tüneli olarak bildiğimiz tünelin Avrupa çıkışı da burada bulunuyor. 


9.Gün 25/11/2024-Cuma: AZAL 1889 Maison D'HÔTES, 14 Rue des Soupirants, 62100 Calais, Fransa – Bide Cottage Rye – Rodnay Road 69 Londra 294km, 3 saat 32dk.

Günün Rotası
Günün Rotası

Sabah o kadar erken kalktık ki otel personeli henüz kahvaltı hazırlıklarına yeni başlamıştı, mutfak kısmından geçerken tepsilerde pişmek üzere hazırlanan kruvasan ve ekmekleri gördük, 10 dakika bahçede oyalandıktan sonra yemek salonuna geçtik, çeşitli reçeller, peynirler peksimetler arasında bugüne kadar yediğim en güzel kruvasanları yedim, garsona nereden aldıklarını sorunca otel sahibinin kendi elleriyle yaptığını söyledi, yolda yemek için birkaç tane yanıma almadığıma pişman oldum.

Azal 1889 Maison D'Hotes-Rou De Soupirants
Azal 1889 Maison D'Hotes-Rou De Soupirants

Otelin iç mekanı

Calais


Fransa’dan İngiltere’ye geçiş feribot veya Eurotunnel ile yapılıyor hava şartlarına göre feribot seferleri daha düzensiz ve seyrek ama daha ucuz, tünel ise biraz daha pahalı ancak neredeyse saat başı tren var. Otelden çıkıp önce Gambetta Bulvarına oradan A16 otoyoluna bağlanıp birkaç yüz metre sonra sağdaki ilk dönel kavşaktan Eurotunnel gişelerine ulaşmamız 10 dakika sürdü, ilk defa geçeceğimiz için heyecanla karışık bir merak içindeyiz. Geçiş saatimizi kestiremediğimiz için internetten bilet almadık (https://www.leshuttle.com/booking/outbound-ticket-types adresinden online bilet alınabiliyor.) , Lamnch Eurotunnel kavşağından dönünce yol ikiye ayrılıyor, kavşağın çevresine dairesel bir gölet yapılmış, yol viyadüğün üzerinde ikiye ayrılıyor, soldaki yol otomobillere sağdaki ise kamyonlara ayrılmış, sola sapıp terminal gişelerine geldik. Tren seferleri 7/24 düzenli işliyor, yoğun zamanlarda saatte 4 sefer bile yapılıyormuş. Bilet almak için 14 gişe var. Birinin önünde 3-4 araçlık kuyruğa girdik, birkaç dakika sonra 158 pound ödeyerek 1 saat sonraki trene standart araç ve 2 yolcu için biletimizi aldık, zaman geçirmek ve free-shopları dolaşmak için terminal binasına geçtik, mağaza fiyatları dışarıdan çok farklı değildi. Herhangi bir şey almadan arabaya dönüp gümrük işlemleri için sıraya girdik, pasaport kontrolü arabadan inmeden yapılıyor, sadece damga basılıyor ardından trene giriş için yol açılıyor. Tünelden geçiş için arabaları 8‘li gruplar halinde vagonlara alıyorlar, yangın önlemi olarak da vagonun içinde 4 araçta bir kapılar kapatılıyor. Toplmada 35dk. süren yolculuk boyunca araçlardan inmek yasak ve arabaların camları ise açık olmak zorunda. Tünel inşaatı 1987 yılında başlamış, 1991 yılında kaba işleri bitmiş 1994 yılında ise hizmete açılmış, yılda 20 milyondan fazla yolcu Fransa-İngiltere arasında gidip geliyor, büyük kolaylık.  

Eurotunnel Calais gişeler ve gümrük kontrol

Tünelde vagon içi ve İngiltere çıkışı


Trenden indiğimizde İngiliz trafik kuralları başladı, araçların direksiyonları sağ tarafta ve bütün kurallar ve akış bizdekinin tersi, ancak uyarı ve yönlendirme işaretleri hem tabelalara hem de yola çizilmiş dolayısıyla bunlara uyduğunuz sürece sorun çıkmıyor. Tersten akan trafiğe uyum sağlamak için kendime göre bir yöntem buldum ve solumdaki yol sınırını belirleyen düz çizgiyi kaybetmemeye çalışıyorum. Dönel kavşaklar en çok dikkat edilmesi gereken yerler, başlarda yavaş ve çok daha dikkatli sürmek gerekiyor. 2020 yılında geldiğimde araba kiralamış, Londra-Bournemouth-Salisbury-Wells ve Bath yollarında sürüş yapmıştım dolayısıyla biraz tecrübem vardı. 5 yıl sonra tekrar İngiliz yollarına çıkınca Rye kavşağını ıskalamamla yol kenarındaki şantiyenin içinden tekrar M20 karayoluna bağlanmamın gerekmesi dışında sorun çıkmadı, hızlıca uyum sağladım. Daracık Rye yolunda bulutsuz ve güneşli bir hava var ancak rüzgar çok şiddetli, 1 saat sonra Rye’a vardık. Liman kıyısındaki sevimli evinde Totok dostum Berkan’la buluştuk. Keyfili bir çay sohbetinin ardından Rye’ı dolaşmak için Berkan’ın rehberliğinde Arnavut kaldırımlı sokaklarda yürümeye başladık.

Rye Yürüyüş rotamız
Rye Yürüyüş rotamız
Rye'da iki Totok-Berkan'la buluştuk
Rye'da iki Totok-Berkan'la buluştuk

St.Margaret Terace-Mermaid Street


Rye; Milattan Sonra 1000 yıllarında Manş Denizi kıyısında alçak bir tepe üzerine balıkçı köyü olarak kurulmuş zaman içinde gelişerek sanatçıların, edebiyatçıların ve entelektüel çevrelerin gözde kasabası olmuş ve nüfus 5000’e ulaşmış. Rother ve Breede ırmaklarının taşıdığı alüvyonların denizi doldurması ile kıyıdan 2 mil uzakta konumlanıyor. Tarihi dokusunu özenle koruyan kasabanın sokakları orta çağdan kalma evlerle dolu, sokak aralarında sımsıcak atmosferli pubları, çeşit çeşit el yapımı eşyalar satan ilginç dükkanları, özenli butik otelleri ve lezzetli menüler sunan restoranları ve sanat galerileri ile beklemediğimiz kadar güzel bir sürpriz oldu bizim için, burayı çok ama çok sevdik.

Mermaid Street-West Street-St.Anthony's R.C

Rye Liman manzarası
Rye Liman manzarası

Kurulduğu tarihte üç tarafı su ile çevrili küçük bir sahil köyü iken zaman içinde kaçakçıların ve korsanların sığındığı bir yer olmuş. 1014 yılında Fecaamp Manastırına bağlanan köy 1205’te Fransızların eline geçmiş, 1247 yılında İngilizler geri gelince yerleşimin etrafındaki surları güçlendirmiş, günümüzde görülen Landgate, Cinque Port Street üzerindeki surlar bu döneme ait ve hala kısmen ayakta. İngiliz ticaret gemilerine yardım eden Rye halkı, Kral tarafından Hastings ve Winchelsea “Antient Towns” olarak ilan edilip ticari ve hukuki ayrıcalıklar elde etmiş. Sık sık Fransız saldırılarına uğrayan kasaba birçok kez harap olmuş. 18. yüzyılda kaçakçılık merkezi haline gelen kasabadaki mahzenlerde saklanan ganimetler yer altından birbirine bağlı tünellerde gizlenerek kaçırılıyormuş, bu tüneller günümüzde turistlerin gezi rotaları haline gelmiş.


Watchbell Street
Watchbell Street

Church of St. Mary-Watchbell Street-Church Square  


Kasaba İngiliz entellektüellerinin ve ünlü sanatçıların en sevdikleri yerlerden biri, Conrad Aiken, Henry James, H.G.Wells, E.F.Benson, Joseph Conrad, G.K.Chesterton gibi yazarlara ve onları ziyarete gelen Rudyard Kipling gibi ünlü simalara ev sahipliği yapmış, bu evlerden E.F. Benson ve Hanry James’in ikamet ettiği “Lamb House” National Trust tarafından koruma altına alınmış.


Rye Castle Museum and Gun Garden


Kasabada birçok pub var Berkan’ın favori publarından The Mint üzerindeki “Standart Inn” ve Militory Road üzerindeki “Globe Inn Marsh Rye”’da bira içip pubların özel menülerinden birkaçını denedik. Rye’ı da en az bir gece konaklamayı çok isterdik ancak bir an önce Londra’da Deniz’le buluşmamız gerek.

Standart Inn'de Bira keyfi

Rye Road üzerinde geleneksel mimari tarzda bir ev

Globe Inn Marsh Pub son durağımız


Berkan’la vedalaşıp Denizin kiraladığı “Rodnay Road 69 London” adresine doğru hareket ettik, 2 saat sonra Londra’da evin önündeydik, eşyaları eve atıp Piccadily Circus civarında kızı ile hasret gideren Deniz’lerle buluştuk. Buradan sonra kendimizi Londra’yı artık iyice öğrenmiş olan Nur’a ve kuzen Anıl'a teslim edip Londra sokaklarında yürümeye başladık, önce Soho’da dolaşıp ardından Waterloo Bridge’e doğru sohbet ederek Thames Nehri boyunca, yürüdük, vakit çok geç olunca Nur ve kuzeni ile vedalaşıp eve döndük.


Deniz ve Nur'un Baba-Kız kavuşması
Deniz ve Nur'un Baba-Kız kavuşması

Trafalgar Meydanı-Soho ve Metro ile eve dönüş


Ertesi günün rotası Stonhenge üzerinden Bath. Ekibe dahil olan Deniz ile birlikte sabah kahvaltısından sonra yola çıkacağız. Maceramız ikinci bölümde devam ediyor...


 
 
 

Yorumlar


bottom of page